Aşk; Yusuf’un Kenanında Saklıdır..

•Kasım 2, 2009 • 1 Yorum

ask_yusufun_kenaninda

Aşk…
Aşk Yusuf’un Kenanında saklıdır.
Yusuf’un kuyusuna inmeden…
çözemezsin…
Aşk denen şeyi…
Yusuf’un kuyusuna saklanmıştır Aşk…
Yakub’un gözlerine bakmadan…
göremezsin…
Aşk denen şeyi…
Yakub’un gözlerine saklanmıştır Aşk…
İnlemeden anlayamazsın Yakup gibi…
Aşkın ne olduğunu…
Malum bir meçhule sarılmaktır Aşk…
Sıkı sıkıya sarılmak…

Uçurumdan düşen insanın sarıldığı bir dal parçası gibi belki de…
O dalı bırakmaktır bazen…
Uçurumun dibinde bekleyen Maşuğa kavuşmak için…
Baktığın her yerde Maşuğu görmek…
Duyduğun her seste O’nu dinlemek…
Söylediğin her şeyi O’nun için yapmaktır Aşk…

Her yönde O’nu görmek…
Her yönde O’na gitmek…
O’nun için gülmek…
O’nun için ağlamak…
Yemek..
İçmek…
Uyumak…

Yakub kadar yakın olmak özlediğine…
Bir o kadar da uzakta bulunmaktır sevdiğine…
İstese dünyaları yıkacak imkana sahip olmak…
Ellerini uzatsan tutacak kudrete sahip olmak…
Nazı geçen olmak…

Ama ellerini uzatmamanın sırrıdır Aşk…
Seslensen ses alacak makama sahip olmak…

Ama hamuş (sus-pus) olup beklemenin adıdır…
Sırrıdır Aşk… Bazen bulmak Yusuf’unu…

Bazense kaybolmak beraberce Kenan ilinde…

Hayırlı Cumalar

•Ekim 30, 2009 • Yorum Yapın

Gözümün Nuru

•Ekim 27, 2009 • 1 Yorum

Kalplerimiz Üç Örtü İle Örtülüdür.

•Ekim 26, 2009 • Yorum Yapın

Kalplerimiz üç örtü ile örtülüdür.

Bu örtüler kalkmadığı müddetçe kulun kalbinin Allah’a (c.c.) ulaşamayacağını söyleyen

İbrahim B. Ethem Hz.leri bunları şöyle sıralar:

1- Eldekine sevinmek

2- Kaybedilene üzülmek

3- Övülmeyi sevmek.

Elindekine sevinirsen, hırslı biri olursun.

Hırslı bir kimse ise istediğini alamamış, mahrum kimsedir.

Kaybettiğine üzülürsen, kızan birisi olursun.

Kızan birisi ise azaba yakalanır.

Övgülere sevinirsen, kendini beğeniyorsun demektir.

Kendini beğenmek ise amelleri boşa çıkarır.

Selam ve Duâ ile..

Olurda Bir Namaz Sonrası Bulur mu Beni Ölüm ?

•Ekim 25, 2009 • 1 Yorum

birnamazsonrasiolum

Olurda bir namaz sonrası bulur mu beni ölüm ?

En elzem anımda, en ihlaslı halimle….Affıma vesile olur mu kendimce Nasuh saydığım tövbelerim, şükrünü eda edemeden kıldığım huşusu meçhul secdelerim… Unuttuklarımı unutmamasına karşın kalbimdekileri en iyi bilen Rabbim kurtuluşumu bir namaz sonrası titreyen yüreğime ve günahkar dilimden dökülemeyen uzun hecelere gizler mi.?

Ve…

Bir cuma sonrası bulur mu beni ölüm.?

En elzem anımda , en aşk dolu halimle… Tüm noksanlıklarımı gören,görmeyi beceremediklerimi bilen Rabbim Er – Rahman ismiyle muamele edip bağışlar mı cehennem misali dünya hayatımı… Sonsuz affedici ,merhamet ve kerem sahibi O!..Geri çevirir mi kapısına boynu bükük geleni…?

Ve…

Ellerim semada bulur mu beni ölüm?

En elzem anımda en pişman halimle….Dünyayı kendine zindan bilemeyen kalbim atar mı son kez seccadem üstünde…Veda edemediğim hayallerime bir el sallayacak vakti verir mi ecelim bana ve hızına yetişememe rağmen nasıl geçtiğini de anlamadığım zaman son dakikalarını kurban eder mi benim ölümüme…?

Ve…

Bir İstanbul akşamı bulur mu beni ölüm..?

Namaza durmuşken tüm azalarım sonlanır mı sonu gelmeyen isteklerim,şikayetlerim…Yüzüm kıbleye dönük,kapanır mı gözlerim… Ahrete dair düşlerim… O’nu anlatamayan kelimelerim… Gerçekleştirilmeyi bekleyen amellerim küskünken bana ve gönlüm hasretken bahara ,daha kaç kez yağmurda ıslanır,daha kaç sonbaharda sonu bekler yüreğim?

Ve…

Medine yollarında bulur mu beni ölüm?

En elzem anımda,en özlem dolu halimle… Huzuruna çıkmaya yokken yüzüm ve şefaatine muhtaçlığım olsa da hüznüm… boş yaşanmışlıklar yakarken içimi,kavrulur mu tüm günahlarım yüreğimdeki ateşte!.Tüm yoldaşlarımla yollarımı ayıran ,hayatla bağımı koparan Rabbim yanışlarımı , gözyaşlarımı Rahmet yağmurlarına dönüştürür mü o büyük gün?

Ve…

Hayırla sonlanan yaşamlar durağında bulur mu beni ölüm?

Zaman atım bu durağa vardığında arkamda bıraktıklarım ağlar mı ardımdan…Ellerim,bedenim,sahiplenmişliklerim şahidim olurken kaçamadıklarım ,sığdıramadıklarım,düşünemediklerim defterimin yönünü değiştirir mi ?Binlerce soruyla savaşırken beynim ve ”ölüm var” demeye alışkınken dilim ,bir tebessümle sonlanır mı dünya hayatım… Huzur ikliminin tadına varıp, dolar mı sevinçle yüreğim….

Ve…

Evet…

Bir gün beni de bulacak ölüm… belki en elzem anımda belki en ummadığım anda…”inna lillahi ve inna ileyhi raciun” benim arkamdan söylenecek bir gün… işitemediğim sala benim ölümümü duyuracak… Güneş bensiz bir sabaha doğacak,rüzgar benim olmadığım kentte esecek,hissetmeyecek tabiat yokluğumu, bensiz geçecek her gün… Ruhum Fatihalar arayacak,hatırlanmak isteyecek…. ölüm beni de bulacak bir gün… O dem ki perdeler kalkar perdeler iner…Azrail hoş geldin diyebilmektir hüner…Ölüm güzel şey budur perde ardından haber, güzel olmasaydı hiç ölür müydü Peygamber ((S.A.V).)…(N.f.k) üstadın sözleri gibi korkusuzca bekleyecek miyim ölümü? Amellerim yetecek mi, istediğim başlangıçlara… Özlemişken…  Çok özlemişken…  Ellerim uzanacak mı tertemiz baki hayatıma…

Beklenen gün üzerine kutsal saydığım Çilem!

Yetişecek misin imdadıma?

Bil işte ne umutlar bağladım, benliğimden geçipte geldim ben sana…!

2009 Yılı İlave Hac Kontenjanına Göre Kayıt Durumu Sorgulama

•Ekim 24, 2009 • Yorum Yapın

2009 Yılı Hac Organizasyonu İlave Kontenjanlarına Kayıtlar İl Müftülüklerinde başlamıştır. Hac Süresinin Yaklaşması Nedeniyle İş ve İşlemlerin Zamanında Yetiştirilebilmesi için İl Müftülükleri, İlgili Bankalar ve Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şubeleri Cumartesi ve Pazar günüde çalışacaktır. Kayıt sırası gelen Vatandaşlarımızın Mağdur Olmamaları İçin Pazartesi Gününü Beklemeden Kayıtlarını Cumartesi ve Pazar Günü Tamamlamaları Gerekmektedir.

2009 Yılı İlave Kontenjana Göre Kayıt Durumu Sorgulama

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı

Sır

•Ekim 21, 2009 • 1 Yorum

SU

Kendine sırdaş arıyordu

Önce buluta verdi sırrını.

Ağır geldi sır buluta.

Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.

Sonra göle gitti su.

Ona anlattı derdini.

Bu arada bulut suyun sırrını tekrar tekrar yağmur yapıp,

Dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için,

Zaman zaman taşıyordu göl ve suyun sırrı iyice açığa çıkıyordu.

Sonra nehre ulaştı suyun sırrı.

Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti.

Dereye verdi.

Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden,

O da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze..

Çağlayanlar, şelaleler, akarsular..

Hepsi kayboluyordu bir anda.

Sonra bir gün su takip etti dereyi.

Dereye, okyanusa kavuşunca fark etti su,

bütün sırlarının akarsularla,

çağlayanlarla, ırmaklarla…

okyanusa taşındığını.

Karar verdi su.

Sırrını okyanusa verecekti.

Öyle de yaptı zaten.

Tüm sırlarını okyanusa verdi.

Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu.

Ne taştı okyanus,

ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını,

ne de kurudu….

Geçen karşılaştık suyla.

Bir bardaktaydı.

Suskundu.

Çok uğraştım konuşturamadım.

Ben, tam giderken ”Dur!”
dedi su.

Durdum!

” Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma!
Taşıyamazlar,

kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar, utandırırlar….”

Peygamber Efendimiz’in (SAV) Okuduğu İlk Cuma Hutbesi

•Ekim 16, 2009 • 3 Yorumlar

cumahutbesi

benim tedbîrim Sen’in takdîrinden küçüktür

•Ekim 8, 2009 • 3 Yorumlar

Rabbim, istemeyi istemek kadar, istememeyi istemek de zor.


Biliyorum ki; katından bir koruma dökülmezse varlığıma, nefsimin altından kalkamam.

Son hızla aşağı doğru ilerleyen bir teknenin içinde yukarı doğru koşarak bahr-i ummanı aşamam.


benim
tedbîrim Sen’in takdîrinden küçüktür..

Hasan bin ‘Abdullah Al’ Awadh – Surah Muzzammil

•Ekim 8, 2009 • 2 Yorumlar

Hasan bin Abdullah Al Awad – Sura Fusilat

•Ekim 8, 2009 • Yorum Yapın

Hasan bin Abdullah Al Awad – Yasîn Suresi (ilk ayetleri)

•Ekim 8, 2009 • Yorum Yapın

Cevat Faruki

•Ekim 8, 2009 • Yorum Yapın

Hasan bin ‘Abdullah Al’ Awadh.

•Ekim 8, 2009 • Yorum Yapın

Hasan bin ‘Abdullah Al’ Awadh – Yasîn-î Şerif

•Ekim 8, 2009 • 1 Yorum