Dili İncitme Gönül

Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül..
Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..

Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek,yolu incitme gönül…

Mevla verince azma, geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..

Dokunur gayretine, karışma hikmetine
Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..

Sevmekten geri kalma, yapan ol,yıkan olma
Sevene diken olma, gülü incitme gönül..

Konuşmak bize mahsus,olsada bir güzel süs,
Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül..

~ tarafından islamcokguzel Kasım 27, 2008.

2 Yanıt to “Dili İncitme Gönül”

  1. “Sakın incitme bir cânı
    Yıkarsın arş-ı Rahman’ ı”

    Alvarlı M. Lutfî

    İnsan kalbi manolya çiçeğine benzer. Belki hassasiyet itibariyle ondan daha ileridir. Bir söz hatta bazen bir kelimeyle bile zedelenebilir, kırılabilir. Bir yanlış bakış bir kalbi delip geçebilir. Bir başka münasebetle denildiği gibi, sınırlarını aşmış ya da hedefini şaşırmış, yayından çıkan bir ok gibi geriye dönme ihtimali de kalmamış ve gidip masum bir kalbe saplanmış zehir-misal öyle acı sözler, öyle ters bakışlar vardır ki, o kalbde açtığı yarayı ne bir tabip tedaviye, ne o kem sözün sahibi sebebiyet verdiği zararı telafiye, ne de o yaralı gönül affetmeye muktedir olabilmiştir. Evet, kalb kırmak kolay fakat telafisi pek zordur.

    Bir Arap sözünde de,
    “Cerâhâtü’ s-sinan lehe’ t-tiyam
    Lâ yeltâmü mâ ceraha’ l-lisan” yani “ kılıç yarası geçer ama dil yarası geçmez ” denilmiştir. Geçse bile mutlaka bir iz bırakacağı unutulmamalıdır. Şüphesiz bu, yapılan bir yanlışın telafisi için gayret etmeye lüzum yoktur anlamına gelmemektedir. Bilakis öyle bir yanlışa düşülmüşse vakit fevtetmeden mutlaka harekete geçilmeli, muhatap(lar)dan özür dilenmeli, helallik istemeli ve onu elde etmek için ne tür bir fedakarlık gerekiyorsa yapılmalıdır. İnsan olmanın gereği de budur.

    Alvarlı Efe hazretleri sözün başında bir cânı, bir gönlü incitenin Allah’ ın arşını yıkmaya teşebbüs etmek kadar büyük bir vebal altına gireceğini îmâ etmişti. Burada Hazreti Mevlana’ nın da, “gönül arşın yücesindedir” şeklinde bir vecîzesi olduğunu hatırlatıp sözlerimizi yine Kalbin Zümrüt Tepeleri’ nden iki satırla nihayetlendirmek istiyoruz:

    “Kâinata nispeten arş ne ise, insana nispeten kalb odur ve kalb her an Hakk’ ın nazar buyurduğu bir mücellâ aynadır. Hakk’ ın bakıp bakıp her an ayrı bir değer verdiği böyle bir ayna kırılıp atılabilecek herhangi bir cisim değildir. O, insanlık gerçeğinin ruhu ve Allah’ ın da memdûhudur.”

    Saygılar ve hürmetler…

  2. Paylaşımınız için teşekkürler.. Kaliteli paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.. Kolay gelsin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: