Yoksa siz halâ ..!



Yoksa siz halâ birilerine iyi görünmeye mi çalışıyorsunuz?


Yoksa siz halâ birilerinin gözünde değer mi kazanmaya çalışıyorsunuz?

Ya da Allah (celle celalüh) adına yaptığınız şeyleri kulların görmediğinden mi şikayetçisiniz?

Ne kadar iyilik yaparsanız yapın sonunda üzülen kırılan siz mi oluyorsunuz?

Hep ben mi alttan alacam diye düşünüyorsunuz?

Hiç merak etmeyin hem de hiç mi hiç merak etmeyin!!

Bir Hadisi Kutside Yüce Rabbimiz ‘Ben kalbi kırıklarla beraberim’ (Keşfu’l-Hafa, 1, 234.) buyuruyor. Mevlâ bizimle olmayınca dünya bizimle olsa neye yarar.Ya da dünyanın bize ne faydası olur.. Mevlâ bizimle olunca neye ihtiyacımız var ki..

Hani bir söz var ya ”iyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir” diye aşağıdaki ayeti kerimede bunu kanıtlıyor:

Lokman suresi 16. ayette; Lokman hekim oğluna verdiği nasihatinde;

16. (Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

Rabbimiz hardal tanesi dahide olsa bir iyiliği yok saymayacağını buyuruyor. Aranızda hardalın nasıl bişey olduğunu bilen var mı? bilenler vardır elbet, bilmeyenler kısa bir araştırma yapsınlar lütfen..

Bir Hadisi Şerifte ”Allahu Teâlâ bir kulunu sevdiği zaman Cibril’i çağırır ve ona: “Ben filanca kulumu seviyorum onu sen de sev” diye buyurur. Cibril’de bunun üzerine hemen onu sever. Sonra sema ehline nida edip: ”Allah (celle celalüh) (c.c.) filanca kulunu seviyor, onu siz de sevin” der. Sema ehline hemen onu severler. Sonra onu severler. Sonra onun için yeryüzü ehlinin (kalbine) bir saygınlık yerleştirilir.

Allahu Teâlâ bir kulunu sevmediği zaman ise; (yine) Cibril’i çağırır ve ona:

“Ben filanca kulumu sevmiyorum, onu sende sevme” diye buyurur. Bunun üzerine Cibril de onu sevmez ve Sema ehline nida edip:

“Allah (cellecelalüh) filanca kulunu sevmiyor. Onu sizde sevmeyin” der. Onlarda onu sevmezler. Sonra onun için yeryüzü ehlinin (kalbine) bir nefretlik yerleştirilir. (Müslim’de (2637)

O halde Rabbimizin rızasını kazandıktan sonra geriye ne kalıyor ki…!

~ yazan: islamcokguzel Haziran 15, 2008.

3 Yanıt to “Yoksa siz halâ ..!”

  1. sağol kardeş ellerin dert görmesin

  2. Dünyâ ve âhiret saâdetlerinin başı, en iyisi, Allah’u teâlânın rızÂsına, sevmesine kavuşmaktır.
    Buna kavuşabilmek için, evvelâ ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi iman etmek, sonra haramlardan sakınmak, farz olan ibâdetleri yapmak ve sâlih olan mü’minleri sevmek lâzımdır. Bunlarda ihlas ile yapılmalıdır.
    Mevlâm (c.c.) cümlemize, cümle ümmeti Muhammed’e rızâsını kazananlardan eylesin!
    Sevdiğim, nasihat olarak bizlere yetecek bir sözü sizlerle paylaşmak isterim:
    Abdullah bin Mübarek hazretlerinin buyururlar ki: “Allahü teâlâya isyan ederken, Onu sevdiğini nasıl söyleyebilirsin? Eğer sevgin doğru olsaydı, Ona itaat ederdin; çünkü seven, sevdiğine itaat eder.”
    Bizler seviyorsak Rabbimiz de bizleri sever.. Bu sevgide söz de değil özde-fiilde olmalıdır. Seven sevdiğini memnun eder..
    Allah razı olsun yine güzel bir mevzu.. Dû Cihanda aziz ve bahtiyar olanlardan olasınız!

  3. teşekkürler..

Yorum Yapın